Axîn Amed

 

25 Ekim 2026 yılında 34 yılının bitirmiş 35. Yılına girecek olan büyük şehidimiz Beriten yoldaşın şahadet yıl dönümü, biz kadın arkadaşlar için her zamankinden daha güçlü bir anlam bilinçlenmesiyle karşılanmaktadır.

34 yıllını tamamlamış kadın ordulaşması, Beritan yoldaşın şahadet yıl dönümünde bir şahadetin tarihsel dönemeçlerde yarattığı güç ve bilinç, savaşmanın ‘niçini’ güçlendirdiği gibi savaşın biçimini ve anlamını değiştirmiştir. Heval Beritanın şahadet biçimindeki irade ve bu iradenin içindeki güç, kadının genel ordu içerisinde yer almasıyla yetinilen bir güç olarak kalmaması gerektiğini açığa çıkarmıştır. Kadındaki özgür yaşam bilinçlenmesinin açığa çıkardığı özgür irade kadının özgün ordulaşmasını belirlemiştir. Heval Beritanın şahadet yıl dönümü aynı zamanda kadın ordulaşması temelinin atıldığı zamandır.  Önderlikte şehide verilen anlam ve değer kimi kritik süreçlerde öncü şehitlerimizin şahadetlerinde tarihsel atılımlar ve çıkışlar yaptırmıştır. Şehidin şahadet biçiminde ve zamanında bıraktığı mirasın anısı Önderlikte sadece şehidi anmakla ve eğitime dönüştürmeyle sınırlı kalmamış, tarihsel adımlarla yeni bir çıkış ve örgütlenme şekline dönüşmüştür. Önderliğin heval Beritanın şahadetine biçtiği anlam ve güç kadının özgürlük savaşında özgür iradesinin açığa çıkardığı iradi gücünü örgütlü kadın ordulaşmasına dönüştürerek sahiplenmiştir. Bundandır ki bizde şehidi anma şahadetin bıraktığı ve yaşama kattığı anlam yeni oluşumların ve başlangıçların moral değeri yüksek kutlamalarla karşılanır. Heval Beritanın şahadetini her yıl yad edip anarken onun bıraktığı mirasın dönüştüğü kadın ordulaşmasını kutlarız.

Bilindiği gibi 5000 yıllık tarihi olan savaşın ve savaşı yürüten orduların varlığı erkek egemenliğin egemenlik alanlarını genişletme aracı olarak kurulmuştur. Uzun bir tarihsel zaman içerisinde savaş ve ordu zihniyeti erkek egemen ideolojinin yayılma kullanımına açılmış ve devam etmektedir. Bu ideolojinin dünya üzerindeki tahribattı kadın ve çocukların yaşamı üzerindeki tahribatla aynı etkiyi yaratmaktadır. Genelde hep şöyle söylenmektedir en fazla savaşlarda kadın ve çocuklar etkilenmekte zarar görmekte ve katledilmektedir. Evet bu bir doğru; kadın ve çocuk toplum yaşam olduğundan en çok zararı görmekte ve birde toplum yaşam doğayla yani yer yüzü ekosistemiyle bağlantılı olduğundan yeryüzü tahrip edildiğinde tek başına kadın ve çocuklar savaşlardan etkilenmiş olmuyor tüm canlıların yaşam dünyası tahrip ve talan edilmiş oluyor. Ordu ve savaş yapılanmalarından bahis ederken bunları bilerek neyin savaşı, kimin savaşı ve savaşırken kime karşı savaş ve verilen savaşta ne hedeflenir hangi zihniyet inşa edilmek istenir bunlar bilinmelidir. Kürt özgürlük savaşı ve içerisinde gelişen kadın, özgürlük savaşımı önderliğin sosyalist kişiliğinden ve yüksek insani duyarlılığında savaşı ve savaşın nasılını nedenine göre savaşarak öğrendiler. Egemen devlet ideolojilerinin tek tipleştirme politikasıyla köleleştirdiği kadın ve insanlık inşasına karşı öz savunmanın meşru savunma hattını oluşturma savaşı yok sayılmaya karşı gelişmiştir. Bu savaş bilinçlenmeyi ve farkındalığı geliştirdiği gibi savaşların arkasına aldığı milliyetçi ideolojiyle şişirilen aç gözlü iktidar tekellerinin çıkarlarını da çözümlemiştir. Sosyalist ideolojinin özgürlük, eşitlik ve farklılıkların farkındalığını oluşturan özgürlük savaşı, kadının katılımını sağladığı gibi yaşamına sahip çıkma ve yaşamına dair söz, eylem ve karar gücü olmayı ordulaşmasıyla temellendirmiştir. Bunları bilen bir savaş ve ordu değerlendirmesi neden savaşmak zorunda olduğunu bilmektedir. Kürt özgürlük savaşı sömürülen yok sayılan bir toplumun özgürlük mücadelesini yürütürken Kürt toplumunun ve tüm toplumların da özgür olması için önce kadının özgürleşmesi gerektiği bilincinin savaşımını vermiştir. Ve bu savaşı veren kadının tarih bilincinin, özgürlük bilincinin gelişmesi kadının özgürlük savaşında yer alması savaşı yaratanların şiddetinin ideolojik yayılma alanlarını daraltmıştır.  Özgür yaşam felsefesine dayanan kadın savunma örgütlemesi nasıl ki gücünü kadının toplumun özü olduğu gerçeğine dayanıyorsa bugünde toplumu tüm boyutlarıyla savunma gücü olmuştur.

Heval Beritan, Beselerin, Zarifelerin, Leylaların, Xanımların, Rahimelerin, Azimelerin soyundan gelen Kürt kadın hareketinin bir üyesi olarak 92 güney savaşında bu soyun öze dönüş mücadelesinin direniş geleneğini temsil etmiştir.  Reber APO ‘Beritan’ın eylemi, özü açısından bir öze dönüş eylemidir ve bununla da anlamlı bir etki yaratmış, iz bırakmıştır.’ belirlemesinde bulunmuştur. 1992 Güney savaşı PKK savaş tarihinde önemli bir süreçtir. Dünyada Berlin duvarı yıkılmış, Körfez savaşı yaşanmış, Sovyetler dağılmış ve Ortadoğu yeniden dizayna alındığı bu yıllarda Türk devleti ve o zamanki hükümet uluslararası güçleri ve iş birlikçi güçleri de yanına alarak 92 yılında PKK’yi ve temsil ettiği sosyalist devrimci gücü bitirme isteğiyle topyekûn yöneldiği bir yıl oluyor. Bu anlamıyla heval beritanın 92 güney savaşında gösterdiği duruş ve öz bu topraklarda kastik katil erkek kulübünün ana tanrıça kültürünü baskıladığı, gerilettiği ve her zaman savaş sahasına dönüştürülen bu toprakta yeniden filizlenen kadın dirilişinin onurlu duruşuyla savaşmış ve işbirlikçi güçlere teslim olmamıştır.  Önderlik gerçeğinden ve felsefesinde edindiği özgür kadın duruşunu şahadet biçiminde ve bu şahadet tarzını seçerek yöneldiği tercih kadının özgür iradesinin güçlenmesiyle gelişmiştir. Özgür yaşam kültürünün devam edici gücü olan YJA-STAR kadın gerillaları nasıl savaşılır ve bilinçli tercihin ölümde bile yaşamı nasıl kurduğunu öncü komuta gücünde tanıdılar. Heval Beritanın ardılı tanrıca Zilan tek kişilik ordu niteliğinin de taktik öncülük yapması kadındaki kendi olma bilinci, kadın ordulaşmasının YJA-STAR la günümüze kadar ulaşan birikiminin güçlü temelidir. Kadının xwebun olmaktan çıkarılmış olması ve kadının bunun bilincine varması önderliğin uzun mücadele yıllarında sürekli ve her daim kadının kendisi olma çabası büyük bir emek sonucunda bu günlere gelmiştir.

Yine önderliğimizin büyük emeğiyle Kürt toplumunda kadına biçtiği öncülük misyonuyla bugünü inşa ediyoruz. Bugünü inşa ederken, geçmiş mirasın bugünle iç içe geçmiş deneyim ve tecrübelerinden oluşan bilinçlenme temelleri sağlam atılmış sütunlara dayanmaktadır. O sütunlardan ikisi kadının savaşta kazandığı ordulaşma ve örgütlenme bilinciyle gelişen öz irade gücüyle şekillenen kadın partileşmesidir. Kadının özgün örgütlendiği Parti ve ordu kurumları zihniyet inşasını kadın kurtuluş ideolojisiyle inşa etmiştir. Toplumun tüm kurumlarında yok sayılan ve katılamayan kadın aile kurumuna hapsedilmiş bir nesneye dönüştürülmüşken özelde Ortadoğu kadınlarına güç ve moral katan kadının kurumlaşma mücadelesi ideolojik bir zemine dayanmaktadır. Doğası eksik ve tamamlanmamış insan olarak görülen kadına dair inşa edilen zihniyet yapılanması artık tutmamaktadır. Bu anlamıyla Kadın toplum inşanın sadece ortağı değil esas dinamo gücü olma güven ve iradesini ideolojik bakış açısına dayalı kazanmıştır. Önderliğin paradigmasından edindiği tarihi doğru okumayla demokratik toplumu ortak yaşam zihniyetiyle kurarak inşa etme yoluna girmiştir. Uzun toplumsal tarihin doğru bakılıp okunmasıyla yürütülen Kürt özgürlük mücadelesi ve onun içerisinde gelişen kadının özgürlük mücadelesi yakın bir tarihi hafızayı deneyimlemiştir. Bu tarihi hafıza her birimizin gelip katıldığı birikimlerin, deneyimlerin, tecrübelerin, kolay kazanılmadığı çetin mücadelelerin yazılmaya devam ettiği tarih olmuştur. Teslimiyeti kabul etmeyip kendini uçurumlardan atan, taktik tıkanmaların önünü açan, özgürlüğün ateşten olduğunu bilerek ateşle özgürlüğü aydınlatan, zorlu doğa koşullarıyla baş etmeyi öğrenen, eline aldığı silahın hakkını veren kadınları bundan sonra hiçbir erkek egemen zihniyet ve devlet yapılanması kadını zayıf güçsüz ve eksik olarak tanımlayamayacaktır. Kürt kadın hareketi önderlik ideolojisiyle şekillenen şehitler mirasına sahip olduğundan güçlü bir zeminde yürümektedir.