Özgürlük Yolcularının İzinden

   Bir gerilla yüreğinde umudu, kalbinde inancı ile yol alır bu dağlarda.

Umut gerillanın olmazsa olmazıdır. Yaşam aşkı ile dolup taşan yürekler,  bir sevda edasıyla mücadeleye atılır. Her zaman belki istediğin gibi olamaz beklediklerin ama umudun her zaman seninledir, sana hep en yakında, her daim sol yanındadır. Gerilla saflarına geldiğim gün öğrendim ki hayatımda en doğru kararı vermişim. Karşılaştığım bu yaşam aslında beni anlatıyordu. Sade, açık ve de tüm gerçekliğiyle ortada. Bende açıklık ve sadelik bir ilke halini aldı. PKK’de açıklık ilkesinin çok önemli olduğunu öğrenince buna çok sevindim. Çünkü bende açıklık ilkesine çok önem veriyorum. Bir gerilla yüreğinde ki umuduyla yol alır demiştim. Evet böyledir. Bir gerillanın umudu, inancı dışında neyi vardır ki? İrade, yaşam aşkı, davaya olan bağlılığı, özgürlük arayışları gerillayı yola koyan mücadele gerekçeleridir. Ben de aslında bu gerçeklere ulaşabilmek için gerilla olmaya karar verdim. Çünkü büyük bir yaşama ulaşma çabalarım, büyük yaşamda kendimi yaratma arayışlarım beni PKK yaşamına getirdi. Çünkü sorularımın cevabını PKK’de bulacağıma inandım. Önder Apo’nun ideolojisi ile açığa çıkan bu yaşamın bana rehberlik edeceğine inandım. İnanmaktan bahsetmiştim ya az önce, işte tam da bunun için düştüm yollara. Eğer iyi bir yolcuysan yolunu belirleyen sen olursun. Ama içine girdiğin yoldan asla vazgeçmemeli, menzilinden sapmamalısın. PKK yaşamına katılma kararını verdiğim zaman bu yoldan asla dönmeyeceğime, bu yolda asla menzilimden sapmayacağıma ve iyi bir yolcu olacağıma ilk günümde karar verdim. Ve hala ilk gün ki kararlılığımla bu yolda ilerlemeye çalışıyorum. Bu yol öyle bir yol ki, uzun hem de çok uzun. Bu yolun bir sonu var hepimiz biliyoruz. Belki bizlerin bu yolun sonunu görme şansımız olmayacak ama olsun bizler görmesekte bizden sonrakiler görecektir, bu bile bizler için yeterlidir. Tarih her zaman sonradan gelecek olanların omzuna bir yük koyar. Daha doğmamışsındır belki de daha küçüksündür bu bilinmez. Ama ne olursa olsun seninde bir yükün vardır. Yaklaşık yüz yıl önce Seyit Rıza ‘ Torunlarımız intikamımızı alacak’ dedi, Mehmet Hayri Durmuş arkadaş Amed mahkeme salonun da haykırarak ‘Bu davanın kazanılması için Kürt halkı silahlı mücadeleyi esas almalı’ diyerek,  daha doğmamış olan bizlere seslendiler. Bu şekilde nasıl ki geleceği görmüşlerse, işte o zaman omuzlarımıza en ağır yük olan Kürdistan’ın özgürlüğü yüklendi. Onlar mücadeleyi başlatarak bizlere öncülük ettiler. Bu ağır yükü en anlamlı şekilde omuzlayarak, temellerini attılar. Bizler de onların ardılları olarak inşa etmekle görevliyiz. Onlar işin en zorunu yaptılar, onlar en zoru başardılar. Günlerce aç, susuz, uykusuz bir şekilde inandıkları uğruna sabretmesini bildiler. Çok ağır işkencelere maruz kaldılar, fakat susmak ve sessiz kalmak yerine her defasında farklı bir şekilde cevap olarak, cellatların yüzüne bir tokat gibi indiler. Yapılan işkenceye karşı sessiz kalmayarak bazen 3 kibritle Mazlum oldular. İhanete karşı büyük bir direniş sergileyerek, gecenin karanlığını bedenleriyle aydınlattılar dörtler. Bazen bir tokat oldular düşmanın teninde, bazen cellatların suratına tükürdüler korkusuzca, tıpkı Sakine Cansız gibi…

Zaman akıp geçti, bir su misali ve bu bayrağı devraldı Saraların, Mazlumların ardılları. Bazen Botan’da Çiçek oldular, günlerce düşmana karşı amansızca savaşarak, kendi yaralarını kendi sararak. Bazen Amed’de Numan oldular düşmanın korkulu rüyası gibi, bazen Serhat’da Sidar, bazen Amanos’da Dilşêr, bazen Botan’da Delal, Dersim’de Jîndar oldular. İsim hep değişti ama inanç ve bağlılık hep aynı kaldı. Şimdi de aynı kararlılıkla devam ediyor bu yol. Yıl 2022 ve bu savaş hala devam ediyor, uzun bir süre devam edeceğe de benziyor. Zaman geçiyor, kişiler değişiyor ama mücadele tüm sıcaklığıyla devam ediyor. Tarihin bize biçtiği misyonu yerine getirmekle görevliyiz. Yer ve mekan hep farklı ama direnenler ve direnerek zaferi elde edenler hepsi tek yürek. Bazen Zap’da Avzem, Bager, Arin ve Şerzan oldular. Bazen Werxele’de Baz ve Helbest oldular. Bazen Mersin sokaklarında Ruken ve Sara oldular. Dağlar da, zindanlar da, metropoller de kısacası her yerde mücadeleyi büyütmek ve zafere ulaştırmak için emek verdiler, can verdiler. Tereddütsüzce üstüne üstüne yürüdüler düşmanın, çünkü buna inandılar ve inanarak yaptılar… Onlarda tıpkı kendilerinden öncekiler gibi gelecek nesillerin yol göstericisi oldular…

Kürt Kadını Sonuna Kadar Size Sadık Kalacak

  Öyle anlar vardır ki yazmaya kelimeler yetmez, ya da tam olarak ne yazmak istediğini kestiremezsin. Kalem ve defterimi aldım elime ve hemen yazmak istiyorum.

İçinde bulunduğumuz savaş gerçekliği öyle basit bir şey değil. Bazen öyle şeylerle karşılaşıyoruz ki, herhangi bir insanın tahmin edemeyeceği kadar olağanüstü şeyler. Düşman bütün yoğunluğuyla geliyor. Savaş uçaklarıyla, keşifleriyle, kimyasal silahlarla elindeki tüm tekniğiyle  Türk ordusu bize karşı ahlak dışı bir savaş yürütüyor.  Öyle ahlaksızlar ki, savaşın hiçbir kural ve kaidesini tanımadan hunhanca saldırıyorlar. Ne ahlak, ne ölçü hiçbir insani duygu barındırmıyor içinde verdikleri savaş. Çünkü biliniyor ki savaş, kural ve kaide sınırları içerisinde belli bir ahlak ölçüsü çerçevesinde yürütülmelidir. Fakat belirttiğim gibi Türklerle savaşımımızda böyle bir şeye rast gelmedik. Bir çok yazım da hep inançtan ve bağlılıktan bahsetmişimdir. İşte tam da bundan dolayı tereddütsüzce savaşıyor gerilla. Hiçbir kaygı ve kuşku yaşamadan, hiçbir keşkeye yer vermeden her arkadaş düşmanın üstüne yürüyor. Çünkü biz bu yolun sonunu biliyoruz.

   Bir süredir Metina alanında pratiğe dahil oluyorum. Şimdi Cenga Xabûr Şehit Savaş Maraş Devrimci Hamlesi’nde yer alıyoruz. Hareketli birlikte yer alıyorum. Bende bir YJA STAR gerillası olarak bu savaşın bir parçası olmanın gururunu taşıyorum. Bu alana gelene kadar çok uğraştım, tekrar tekrar önerilerde bulundum ve sonunda sıcak savaşın olduğu alanların birinde yer almayı başardım. Metina güzel bir alan. Ormanlık arazisi ile gerillaya kucak açmış gibi. Yıllardır arkadaşlar bu alanda pratik çalışmalar yürütüyor. Bu yoğun savaş döneminde Metina alanına yönelik çok ciddi saldırılar gerçekleştirildi ve hala yoğun saldırılar var. Havadan ve karadan saldırılar gerçekleştiren Türk ordusu her seferinde daha az bir sayıyla dönerek geldiğine pişman oluyor. Ama savaştan beslenen bir hükümetin ordusu oldukları için tekrar tekrar utanmadan tekrar geliyorlar. Ellerindeki tekniğe güveniyorlar ama gerilla bunu çoktan boşa çıkarttı. Önder Apo’nun ‘En büyük teknik insandır’ değerlendirmesinden sonra gerilla bu gerçekliğe inanarak bu konuda kendini eğitti. Önderliğimiz çok yerinde bir tesbitte bulunmuş. O tekniği bulan insansa, o zaman onu boşa çıkaracak olan da yine insanın kendisidir.

Hayatımın anlam bulduğu PKK hareketi gibi bir gerçeklikte, gerilla saflarında yer almak, hayatımın en anlamlı demlerini başlatmıştı benim için. İnsan PKK’ye geldikten sonra kaç yaşında olursa olsun yine de geç katıldığı için kendine kızıyor. Genç yaşta katılmama rağmen bunu yaşadığımı belirtmeliyim. İnsan PKK yaşamıyla bütünleştikçe bazı gerçekleri daha iyi görüyor. PKK’de kadın olmanın gururuyla yaşıyorum. Her yeni bir güne başladığım da iyi ki PKK’liyim ve iyi ki bir kadınım diyorum kendime. Önder Apo’nun kadına verdiği değeri ve kadına biçtiği misyonu artık hepimiz biliyoruz. Kadını uçurum kenarında kanatlandıran, ona umut veren, gücüne güç katan Önder Apo’nun kadın özgürlükçü paradigması, kapitalist moderniteye atılmış en büyük darbedir bence. Onun için kadını kölelik zincirlerden ve yeni yaşamı vaad eden Önder Apo hedef haline geldi. Toplumu özgürleştirecek olan kadındır, onun için Önder Apo öncelikle kadının özgürlüğünü esas aldı. Bu temelde bizleri o kirli sistem gerçekliğinden kurtararak yönümüzü dağlara verdi. Bizler onun yaşam felsefesinde yeniden can bulduk, bizler onun varlığıyla kendimiz olduk. Önderlik bizlerden alınan benliğimizi bize tekrardan verebilmek için, tarihin en büyük başkaldırısını gerçekleştirme cesaretini gösterdiği için bugün dünyanın hiçbir yerinde görülmemiş bir tecrit ile karşı karşıya. Kürt kadını bunu unutmayacak ve Kürt kadını sonuna kadar Önderliğine sadık kalacak.